Soner Yalçın
Sözcü – 09 Nisan 2014
syalcin@sozcu.com.tr


Ümmü Semra ve AKP’li Barakazi

Hurafe dinden derindir.
İslam’ı bilmiyorlar.
Cahiliye döneminin Bedevi geleneklerini İslam sanıyorlar.
Bir şehir medeniyeti olan İslam’ı, “köylülük Müslümanlığı’na” indirgiyorlar.
Ve böylece Ortaçağ’ı yıkmış İslam’ı, Ortaçağ karanlığına çekiyorlar.
Hep yazdım; kalitesizliği, bayalığı, cehaleti bize Müslümanlık diye yutturmaya çalışıyorlar.
Adı; Yücel Barakazi. Bingöl’de AKP’den Belediye Başkanı seçildi.
Belediye başkan yardımcılığına ve belediye başkan vekilliğine kadın getirmeyi düşünmediğini açıkladı. “Dinen sakıncalı” imiş!
Peki…

Semra bint Nüheyk el-Esediyye kim?
Hz. Muhammed döneminde Medine’de muhtesip/denetleyici olarak görev yaptı.
Çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen Ümmü/Bayan Semra belinde kırbaç taşıyordu. Kurallara uymayanları, haksızlık-hırsızlık yapanları kırbaçla kadın-erkek demeden dövüyordu!
Demek ki, Hz. Muhammed döneminde bir kadın kendi kararını alıp kendisi uygulayabildi.
Kur’an-ı Kerim’de nerede geçiyor; “kadın çalışamaz ya da yönetici olamaz” diye. Yok.
Özbekistanlı Buhari‘nin yazdığı bir hadisten ne fırtınalar koparılıyor. Güya…
İran kisrası/kralı Şireveyh, tahtını Buran adındaki kızına verince Hz. Muhammed, “mukadderatını bir kadının eline veren millet felah bulmaz!” diye buyurmuştu.
Dedik ya, hurafe dinden derindir.
Hz. Muhammed’in eşi ayakkabıcıydı
Hz. Muhammed devrinde Müslüman kadın hayatın içindeydi.
Çalışma-ticaret, siyaset ve savaşta erkeklerin yanı başındaydı.
Hz. Muhammed döneminde erkeklerle tartışabilen onların yanlışlarını çekinmeden söyleyen yol gösteren kadınlar vardı.
Hz. Muhammed’in kadınlarla istişare ettiğini İbn Kuteybe kaydetmektedir. Örneğin…
Hz. Ömer’in kızı Hafsa’nın evinde, Esma Bint Umeys ile tartıştığını ve Hz. Muhammed’in Ümmü Esma’ya hak verdiği bilinir.
Keza İbn Sa’d, Hz. Muhammed’in eşi Seleme’nin kadın konusunda Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer ile tartıştığını yazdı.
Kadın hakları konusunda Ayşe ile Seleme’nin katkıları göz ardı edilebilir mi?
Siyasi tutukluların affı için aracılık yapan kadınların isteklerini Hz. Muhammed yerine getirmedi mi?
Hz. Muhammed’in ilk eşi Hatice ticaretle uğraşmadı mı?
Mekke’nin en zengin tüccarlarından biri değil miydi?
Hz. Muhammed’in eşlerinden Zeynep’in ayakkabı yapıp pazarda sattığı bilinmiyor mu?
Medine’de Yahudilere ait Kaynuka Çarşısı’nda ticaret yapan Müslüman kadınlar yok muydu? Dericilik yapan Ümmü Rayta’nın, “zanaatımdan elde ettiğim ürünleri satıyorum bu sevap mıdır” diye sorması üzerine, Hz. Muhammed “elbette sevaptır” yanıtını vermedi mi?
Hz. Muhammed devri kadınlarının ev dışında çalıştıkları biliniyor.
Örneğin, Ümmü Mübeşşir’in kendisine ait hurma bahçesi vardı.
Ümmü Zafer ve Ümmü Umara gibi Müslüman kadın kuaförler erkeklerin bile saçlarını kesiyorlardı.
Ümmü Muleyke ve Ümmü Esma güzel kokular satan “ilk Müslüman parfümcüler” değil miydi?
Hz. Muhammed savaşta istihbarat için kadınları görevlendirmedi mi?
Uhud Savaşı’nda Hz. Muhammed’in halası Safiyye gibi 14 Müslüman kadın görev yapmadı mı?
Süt teyzesi Ümmü Suleym hamile iken katılmadı mı Huneyn Savaşı’na?
Akabe’de Nesibe (Ümmü Umare) kocası ve iki oğluyla savaşmadı mı?
Omzundan yaralanmadı mı? İyileşip Uhud Savaşı’na katılıp bu kez vücuduna 12 yara almadı mı?
Hangisini yazayım; Ümmü Esma, Yermük Savaşı’nda; Ümmü Hansa, Kadisiye savaşında harp etti.
Hz. Muhammed’in süt halası Ümmü Hıram Kıbrıs’a çıkarma yapan İslam Ordusu içindeydi; şehit düştü.
Müslüman kadınlar İslam hukuku gereği savaş ganimetlerinden pay da aldılar.
Hz. Muhammed, Hayber’de savaşan Kuaybe, Sahle, Umeyye gibi 20 kadına, Benu Nezar Kalesi ganimetlerini erkeklerle eşit paylaştırdı.

Esma bint Umeys doktorluk yapmadı mı?
Habeşistan’dan öğrendiği ilaçları Hz. Muhammed’e vererek iyileştirdiği bilinmez mi?
Peygamberin öldüğünü muayene ettikten sonra ilk açıklayan o değil miydi?
Bu kadın düşmanlığı nereden çıktı?

Sümeyye’ye ayıp
Dinciler kadınları neden “ikinci sınıf varlıklar” olarak görüyor?
Şurası bir gerçek:
“Kadınlarla ilgili ayet, hadis ve haberleri bize aktaran ravi, yorumcu ve yazarların, genelde erkek olmaları veya kadınlar konusunda menfi fikirlere sahip bulunmaları ya da içinde bulundukları şartların etkisi sebebiyle kadınlar aleyhine yorumlar yaptıkları anlaşılıyor. Hz. Muhammed’in başta eşleri olmak üzere sahabi kadınlar hayatta oldukları müddetçe buna karşı durmuşlardır. Daha sonra az da olsa bu kadınların kız öğrencileri bu tutumu bir süre daha sürdürmüşlerdir. Fakat bundan sonra bu konuda bir çaba olduğu söylenemez.” (Asr-ı Saadet’te İslam, c: 4 s: 367)
İşte…
Bu nedenle kadınlar cahiliye dönemi uygulamalarına maruz kaldı ve ikinci sınıf insan yapıldı.
İslam kadın konusunda nettir; kadın, özgür iradesini kullanarak istediğini yapar; ve yaptıklarının iyiliği de kötülüğü de kendisine aittir. Kadın istemezse kimseyle evlendiremezsiniz bile.
Ama dinciler bunları duymak istemiyor.
Bu gerçekleri ısrarla yazan-söyleyen Doç. Dr. Bahriye Üçok’u katlettiler.
AKP Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi’nin sözleri üzerine istifa eden, AKP belediye meclis üyesi Nurten Ertuğrul’u tebrik etmek gerekir. Hurafe’yle mücadele şarttır.
Acı olan, kızı Sümeyye’yi kendine danışman yapan Başbakan Erdoğan’ın bu konuda tek söz etmemesidir.
Öyle ya, ne desin: Fatma Şahin’i Gaziantep’e Belediye Başkanı yapan da Erdoğan, Yücel Barakazi’yi Bingöl’e Belediye Başkanı yapan da Erdoğan!
İslam umurlarında mı?
Hep takiye… Hep takiye…