İlk olarak kendi çalıştığım kazıdan başlamak istedim. Gerek genel kültür gerek de ilgisi olanlar için ilgi çekici olabileceğini düşündüm. Fazla uzatmadan başlayayım :)

PEDASA

Antik yerleşimler bakımından en zengin bölgelerinden biridir.Homeros’un aktardığına göre Troya Savaşı sırasında Karyalılar ile birlikte Troya yandaşı olan Leleg halkı, Troya’nın güneyinde Pedasos şehrinde yaşarken, Troya savaşı sonrasında güneye inerek Karya Bölgesi’nde Halikarnassos civarına yerleşmişlerdir. Antik belgelerde Troya savaşı sırasında ve sonrasında Karlarla birlikte anılan Lelegler, Karya Bölgesi’nde, bugünkü Bodrum Yarımadası’nda sekiz kent kurmuştur. Kurulan bu şehirlerin en önemlilerinden biri de Pedasa’dır. “ Pedasesliler Halikarnassos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı ” diyen Herodotos Pedasa’nın lokalizasyonu için en önemli bilgiyi vermektedir. Çünkü Halikarnassos üzerindeki tek kent Pedasa’dır.Pedasa adı ilk defa lonia ihtilâlinde geçer. Pers kralı M.ö. 494′te Miletos’u tahrip ettikten sonra arazisinin dağlık kısmını Pedasalılara verdi. Bu yüzyılın sonunda da Attike Delos Deniz birliğine girdi. M.ö. 201′de Pedasa, Makedonya kralı Philippos V tara*fından işgal edildi. Philippos, M.ö. 196′da Romalılara yenilince tekrar bağımsızlığını kazandı. M.ö. 176 veya 175 Sympoliteia ant-laşmasıyle Miletos’a bağlandı.

Yerleşim merkezindeki surla çevrili akropol ile onun nekropol (mezarlık) alanları, tarım terasları ve çiftlik evleri ile Pedasa ve onun territoriumunda bir Leleg kentini oluşturan tüm unsurlar mevcuttur. Pedasa’da bugüne dek sürdürülen kazı ve araştırmalar, M.Ö. geç 2. bin yıldan itibaren başlayan ve Bizans dönemi sonlarına (M.Ö. 13. yüzyıl) kadar uzanan bir sürece ait kalıntı ve buluntuları gün ışığına çıkarmıştır.
Çevrede görülen kümbetleri andıran, kuru duvar tekniğiyle yapılmış, kubbeli mezarlar Pedasa'ya yaklaşıldığını anlatır. Bu mezarlar 1919 yılında İtalyan hafirler tarafından açılmıştır. Buluntular Geometrik Devre tarihlendirilmiştir. Mezarların küçük bir girişi vardır. Kubbeli tek bir odadan ibarettir. Yerel taşlar kullanılarak bindirme tekniğiyle yapılmıştır.
Eklenti 306

Pedasa'nın ilginç bir özelliği ise Pedasa kentinde yer alan Athena tapınağı ile ilgili ilginç bir öykü anlatılmaktadır. Yine Herodotos tarafından aktarıldığına göre Pedasalıların başına kötü bir şey gelecek olursa Athena rahibesinin sakalı uzamaktadır ve bu olay kentin tarihinde üç kez gerçekleşmiştir. Athena tapınağının ele geçen bir yazıt yardımıyla, Gökçeler kalesinin batı ucundan Bitez’e uzanan vadide yer almakta olduğu önerilmişti.Kente girişte akropolisin batı alt yamacında yerleşik dikdörtgen planlı, bosajlı düzgün kesme taşlardan oluşturulmuş yapı kalıntısı büyük olasılıkla bir tapınağa aittir. Kalıtının batı duvarı önünde yatık duran monolit sütün yapının önde sütunlar ile donatıldığını göstermektedir. Pedasa’nın belki de tek ve en önemli bu Tapınağının yakınında 2002 yılında saptadığımız bir kaçak kazı çukuru bu alanın bir tapınak bothrosu (çöplük) olduğunu göstermiştir. Kazı çukurunun çevresine atılmış kırık terrakotta parçalarının birleştirilmesi sonucu gördüğümüz ve olasılıkla Athena’ya ait baş M.Ö Geç Arkaik –Erken Klasik Çağ tarihi ile Tapınağın tarihi için de bize ışık tutmaktadır. Bu Pedasa’nın aşağı kentindeki önemli yapısının tasarı ancak kazı çalışmalarından sonra anlaşılabilecektir.

Sekiz Leleg kenti içerisinde ulaşılması en kolay olan yerleşim Pedasa antik kentidir. Karialıların Persleri yenilgiye uğratmış oldukları Pedasa kentinin yeri için daha önceden, Judeich tarafından Etrim önerilmiştir. Ancak daha sonra Karacahisar olduğu öne sürülmekle birlikte Paton ve Myres tarafından yapılan çalışmalardan itibaren, Atina Vergi Listelerinin de yardımıyla Bean, Cook ve Radt kentin Bodrum’un yanı başındaki Gökçeler’ de yer almakta olduğunu tespit etmişlerdir. Ayrıca 2. km ötede yer alan Bitez Köyü’ nün isminin de Pedasa’ nın yansıması olarak günümüze ulaşmış olduğu düşünülmektedir .

Pedasa’nın M.Ö. 6.-5. yy.lar içerisinde oldukça söz edilen bir kent olduğu görülmektedir. Herodotos’un aktardığına göre Persler M.Ö. 546 yılında Sardeis’i ele geçirdikten sonra Harpagos yönetimindeki bir orduyu Karia üzerine göndermişler ve sadece Pedasa kentinde direnç ile karşılaşmıştır. M.Ö. 499 yılından sonra İonia ihtilaline katılan Karialıları cezalandırmak için Daurises komutasında sefere çıkan Pers ordusu Labraunda’ da Karialıları bozguna uğratmış olmalarına karşın, Pedasa yolunda pusuya düşürülmüşlerdir. M.Ö.494 yılında Miletos’u ele geçirdikten sonra zorluk çıkaran Pedasalıların bir bölümünü yeni kurulan bir kente yerleştirmişler ve bu kent de Pedasa adını almıştır. Kentte, Maussollos zamanından sonrada da yerleşime devam edilmiş olduğunu gösterebilecek verileri göremiyoruz.

Gökçeler’de iyi korunaklı yüksek bir tepede ise akropol yer alır. Tepeyi kuşatan bir iç sur ve eğimin az olduğu güney yöne doğru ilerleyen kulelerle sağlamlaştırılmış bir diş surdan oluşur. Yerleşim bir Leleg kasabasının tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Yaklaşık 200 m. uzunluğundaki ana sur düzensiz bir taş işçiliği ile ve aralara oldukça küçük taşlar eklenerek örülmüştür. Duvar kalınlığı 1.75–1.50 m arasında değişmektedir. Ana surun özellikle güney ve kuzey bölümünde sur duvarı ile dik birleşen yan duvarlara sahip yan yana sıralanan çok sayıda ve yan yana sıralanan oda grupları yer almaktadır. Boyutları 4 x 5m. ya da daha küçük olan bu odalar ortak duvarlara sahiptirler ve öne bir kapı ile açılırlar. Mekânların önünde ise dar ve uzun sokakların oluştuğu görülmüştür. Bu tür bir yerleşim tasarının Leleg’lere özgü olduğunu söyleyebiliriz.

Bir kaç resim ekleyip konuyu kapatabilirim artık.
Eklenti 307Eklenti 308Eklenti 309

Bu da kentin o zamanki görüntüsünü yansıtan bir çizimdir.
Eklenti 310